24 Nisan 2026 Cuma

34🪴


Yaş 34 yolun yarısına bir kala… Nisan Ayı yine hakkını veriyor havaya. Yağmurlu ve ılık bir bahar günü. Tam da doğduğum gün gibi Perşembe. Ölünecek ay şu Nisan gerçekten. Mis gibi tazelik mis gibi yağmur ve toprak. Ağaçlar çiçek açmış etrafa o muhteşem kokularını yayarken doğanın neden parfüme ihtiyaç duymadığı o kalıcı esintiyi ruhunda hissederken alerjin olsa da mutlu hissediyorsun. Yaş ile beraber artan gıda intöleransları ve alerjiler. Yeni yeni moda çıkarıyor bu büyümek denilen şey. Ama ruhum yeminlen 26 😅! Sağlıklı ve mutluyum. Çevremde kuru gürültü yok, yalnız olamayacak kadar vaktim yok. Hiç mesleğimle ilgili olmasa da sırf hocam diyen onlarca insanın eğitmenliğini yapıyorum. Bu bile memnun ediyor asi yüreğimi ama hala kabuğuna sığamayan ruhum ile başım dertte. Alıp gidesim var hem başımı hem ruhumu, uzaklara ama biraz dinginliğe de muhtacım. Bu yaş beni olgunlaştırmadı da sanki daha kararsızlaştırdı. Olsun. Yeriz!😅


Betimlemelerim ve ruh halimi yeterince kaleme döktüğüme göre biraz da sorgulama evresine geçeyim. Eylül ayında bulunduğum yeri saksı olmadığımın bilincine vararak ve liyakatsiz insanlarla daha fazla uğraşmanın gereksiz olduğunu anlayarak bütün yüzleri görüp bi gün yüzüne hasret kalarak geride bıraktım. Memleketime döndüm. Her şey hiç ummadığım kadar güzel ve neye elimi atsam bereketi ile geldi. Bazen alışkanlıklarımızı bırakmamız ve olmayan şeyde ısrar etmememiz gerekmiş bunu biliyordum ama uygulama fırsatına o zaman nail olamamıştım. Şimdi maşallah huzurluyum, kafam rahat, gücümün yetmediği şeyleri düşünmeden yaşamak ise özgür hissettiriyor. Tüm arkadaş grubum döndük. Farklı zamanlarda ama aynı tükenmişlikle. Sanki kanseri yenmiş gibi hepimiz adına mutluyum. Alışkanlıklardan kurtulmak çok hafif hissettiriyor.  Önerilir korkusu olanlara.🧿 


Şimdi ise sorguda gibiyim, sorgu odasında ben, karşımda ben, aynanın arkadında ben. Güzel memleketimin güzel gençleri heba olmuş. Ki ben anlaşamayacağı ergen ve çocuk grubu olmayan ben onların hayatına dokunamama kurtaramama acısına düştüm. Davalı ben davacı ben. Elimden geleni ardıma koymayacağım bir yetenekte iken yeteneklerimi körelten düzene iç çekiyorum. Uğraşmak istemiyorum artık okumak da istemiyorum. Beyaz Balina romanı hala yarıda. İki aydır okunmayı bekliyor. Kendime zaman bulamayacak kadar yoruluyorum. Ama ben yine de okurdum ama bu Milletin sorunu okumamak ya hani.. okuyunca ne olacak modundan sıyrılamıyorum. Ömrümün neredeyse tamamını eğitime harcamış bir insan olarak inancımı şeytana sattım sanırım. O da kalmadı elde. Neyse işte yeterince moralimiz bozuk değilmiş gibi bir de yaraya ben tuz basmayım.

Sonuç olarak bu yaşın olgunluğu ve keskin zekası ile daha bi mutlu ve düşünceli devam ediyorum yoluma. Mutluluğu belli ki birileri kaybetmiş ben de kaybetmeden tadını çıkarıyorum. Ne demiş Gülşen Abla, Sen iyi şeyler düşün içinden, ne düşünürsen o olur… 

Esen kalın, eksik kalan yanlarımız, baharın yağmur kokan kavası, ıslak yolları, serin rüzgarı, taze çiçeklerin kokusu, toprağın nemi, kuşların cıvıltısı, yeşeren Kuzey Yarım Küre, çiğdemler ve öksüz oğlan çiçekleri, gönül yayı gevşeyen gençler, inatçı babalar, kıskanç abiler, fedakar anneler ve güler yüzlü ablalar, en candan arkadaşlarımız, anlayışlı hocalarımız, güler yüzlü esnaflarımız, sinsi komşularımız, öğrencilerimiz ve çalışanlarımız, patronlarımız ile kurban geliyor büyük-küçük baş hayvanlarımız sizler de esen kalın..! Geç kalmayın!


23.04.26/23:40|fk


Hiç yorum yok:

Günah benim🐦‍⬛

  Zihnimin deli gibi çalıştığı bir süreçteyim. Kafam yanıyor. Öfkem o kadar fazla ki hani Tufan çıksa kendi çevremde girdap oluştururum. Tan...